Hoşgeldiniz  

Türkiye Tek Yürek

Ömer ÖZKAN | 17 Şubat 2023 | Genel, Gündem, Köşe Yazıları


Ömer ÖZKAN
ozkanomer@gmail.com

Tarihin en büyük yıkımlarından birisini, 7.7 ve 7.6 şiddetinde iki güçlü depremi sekiz saat arayla birlikte yaşadı. Bu deprem asrın felaketidir. Çünkü bin yıldan beri bütün dünyada iki depremin yan yana yaşandığı görülmemiştir. Aslında iki depremi ayrı ayrı ele alınmak yanlıştır. Çünkü iki depremin birleşen gücü tek kalemde hesaplanmalıdır. Evet… depremin birisi 7.7, öteki ise 7.6’dır. İkisi birleştiğinde elbette 15.3 şiddetinde bir deprem yaşanmadı. Ama bu deprem 7.7’nin üzerinde, 15.3’ün de altında bir yerdedir. Böyle bir mantık yürütüldüğünde, 5.Şubat Depremi 10 ya da 11 şiddetindedir ve yıkıcı gücü çok ama… çok çok büyük bir depremdir. Ayrıca bu deprem ülkenin yedide birini, yani 111.4 km/kareyi kapsamaktadır.
Türkiye Erzincan (1939), Marmara, Varto ve Van Depremi gibi büyük depremler yaşadı. Ama tarihimizdeki depremlerin hiç birisi bu denli “yıkıcı” olmadı. “Devlet deprem mahalline zamanında yetişmedi. Orduyu geç gönderdi ” diyenler oldu. Hava alanları çalışamaz hale gelmiş, tiren yolu rayları eğilmiş, karayolları delik-deşik olmuştu. Buna rağmen devlet ve hükümet görevlerini başarıyla yürüttü, yürütüyor. Eksikler yok mu? Elbette var. Ama devlet-millet el eledir. Zaten önemli olan da budur. AK Parti bütün örgütleriyle, hükümet bütün kurumlarıyla “sahada”dır. Buna bir örnek vermek isterim… bugüne kadar Emirdağ Kaymakamlığı, başta Emirdağ olmak üzere Gömü ve Davulga belediyeleri 23 TIR, 6 kamyon, 18 kamyonet, 6 minibüs dolusu yiyecek ve giyecek… 9 kepçe, 4 harfiyat ve çöp kamyonu, 16 adet de konteyner göndermiştir. Düşünebiliyor musunuz… bırakınız Türkiye’nin tamamını… bir Emirdağ’da bile dayanışma duygusu bu denli canlıdır.
Bir Alman Profesör: “Türkiye’de muazzam bir organizasyon var. AFAD Harika!” demiş. Gerçekten de akıl almaz bir felaket senaryosu izledik, izliyoruz. Sanki amansız bir savaş filmi seyrediyoruz. Dün gece televizyonda “Tek Yürek Türkiye” kampanyasını izledim. Aman Allahım… oluk oluk yardım yağdı. O küçük çocuklar… elde avuçta… kumbaralarda ne varsa gönderdiler. Zengin-fakir, bankalar, büyük şirketler… yerli-yabancı tüm sanatçılar, futbolcular yarışırcasına yardım gönderdiler. Bir gecede, sadece bu kampanya ile 115 milyar 146 milyon Tl. toplandı. Ayrıca bir başka dayanışma örneği daha var ki, o dayanışmayı asla ve asla unutmayacağım. Tüm Akdeniz ve Ege sahillerindeki turistik oteller kapılarını depremzedelere açtı. Turizm işletmeleri… turizm! Mevsim yaklaşıyor… adamlar para kazanacak. Ama hayır… hükümeti kırmadılar. Çok az bir fiyat karşılığında, depremzedeleri lüks otellerde misafir ediyorlar. Dünyanın neresine giderseniz gidiniz… böyle bir dayanışma göremezsiniz. Bu olay Türk Halkının gerçekten dar günde, zor günde bir olma duygusunun boyutlarını gösterir.
Ama hal böyleyken Fatih Altaylı gibi serserilerin Hatay’daki Suriyeli kardeşlerimiz hakkındaki beyanlarını gazete sayfası kirlenir diye yazmıyorum. Fatih Efendi… Suriyeliler insan değil mi? Deprem insanların canını alırken “sen Suriyelisin, sen Arap, Kürt, Türksün diye ayırdı mı? Anadolu’dan gönderilen TIR’lar dolusu yardımlardan Suriyeliler istifade etmesinler mi? O soğuk gecelerde, bir duvar dibinde 3 gün 3 gece geçirmiş Suriyeli bir anne ve iki çocuğu dağıtılan yiyeceklerden “iki ekmek… iki ekmek” diye el açmasın mı? Hani sen insancıldın… hani insan haklarını savunanlardandın? Güneyde yoğun bir Suriyeli nüfus var. Belki yeni bir Suriyeli akını bile gelebilir. Sayın Erdoğan “On ili bir yılda, yeniden inşa edeceğim” diyor. Reisin bir bildiği vardır. Önümüzdeki günlerde Türkiye’nin yedide biri yenilenecek. İşçiye, ücretli kol emeğine gereksinim var. Sayın Altaylı kolları sıvayıp Adıyaman’a gidip inşaatta çalışacak mısın? Çalışmazsın… çalışamazsın. Çünkü senin gibiler Türkiye’ye Grönland’dan bakar. Kısacası, uzaktan fetva vermek başka, sahada olmak başkadır.
Dünkü rakama göre 38 418 kaybımız var. Şimdiye kadar canlı kalanları kurtarma mücadelesi verildi. Ama bundan sonra göçükler taranacak ve bu rakam oldukça yükselecek. Bu deprem bir-iki yıl gündemde kalır. Elbette veriler incelenecek. Kontrol edilecek. Adalet suçluların cezasını elbette verecek. Bölgeye gönderilen her kuruş depremzedeler için kullanılacak. Ama dışardan gazel okumak kadar kolay bir zenaat yok.

100 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Emirdağ Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.