Her şey “Tayyip düşmanlığı” ile başladı. Tek adam dediler. Diktatör dediler. Sayın Erdoğan’ı hırsızlıkla suçladılar. Çapsızlar siyasetçiler “devletin başı”nı, devleti ve tüm kurumlarını, hükümeti “itibarsızlaştırmak” için her yola başvurdular. Yalan ve iftiraya dayalı kirli propagandada adeta yarıştılar. Ama hevesleri kursaklarında kaldı. 14 Mayıs seçimleriyle “çanın dili” düştü. Bu zafer demokrasinin zaferidir. Bu zafer “Müslüman Demokrat”ların zaferidir. Sanki demokrasi Hristiyanların tekelindeymiş gibi: “Müslümandan demokrat mı olur?” diyorlar. Peki… Hristiyandan demokrat oluyor da Müslümandan neden olmasın? Gerçi bizim İslamcılar da “demokrat” olduklarının bilincinde değil. Kendilerini “mütedeyyin” olarak tanımlıyorlar. Olur mu arkadaş… korkma: “Ben de demokratım. Hristiyan Demokrat değil, Müslüman Demokratım” diye haykır. Çünkü Müslüman dünyası, özellikle de Orta-Doğu ve Müslüman Afrika (Eski Osmanlı Coğrafyası) yeni sesler duymak istiyor. Eski Osmanlı çocukları bizden mesaj bekliyor.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi (başkanlık sistemi) demokrasinin “üst-ligi”dir. Başkanlık sistemi parlamenter sistemin çok çok ilerisindedir. ABD, 247 yıldan beri (1776-2023) bu sistemi uygulamıyor mu? ABD Demokrasisi Batı Avrupa’da uygulanan parlamenter sisteme bin basmaz mı? Batı Avrupa soyluları, kral ya da kraliçeleri tahttan indirdi mi? Batıda “devletin başı” hala bin yıllık hanedanlar… asılzadeler değil mi? Bizde devletin başını, baş komutanı, hatta “hükümetin başı”nı bile bizzat halk (85 milyon) seçmiyor mu? Bre çapsızlar… bu gerçekler çarpıtılabilir mi? Hani ne oldu? Hani % 65’le iktidara geliyor, anayasayı değiştiriyor, özlediğiniz parlamenter sisteme hani geri dönüyordunuz? Umduğunuz dağlara kar mı yağdı?
İmamoğlu durup durup Karl Marks’ın meşhur sözünü tekrarlıyor: “Değişmeyen tek şey; değişimin ta kendisidir.” Cumhurbaşkanı adayı olamadı. CHP Genel başkanlığını ele geçirisem 2028 seçimlerinde cumhurbaşkanı olacağını hayal ediyor. Kısacası, kendini adam sınıfına katan genel başkanına kılıç kaldırmaktan vazgeçmiyor.
Peki… İmamoğlu öyle diyelim, ya Bay Kemal ne yapıyor? İstifa edip köşesine çekileceği yerde neden hala: “Bana inanın, gemiyi sağlam limana demirleyeceğim” diye tepi nip duruyor? Bu işte bir bit yeniği var. Bay Kemal İmamoğlu hakkında yanıldığını herhalde anladı. Sanırım İstanbul’a yeni isimler düşünüyor. Ahhh Kemal ahhh… sen hangi kararında yanılmadın ki? Şimdi de “Sarıgül” türküsü çığırıyorsun. Geç bunları geç! Sen CHP’nin başında kaldıkça, Ecevit’i mezardan çıkarıp getirsen de İstanbul’u kazanamazsın. O bir kere oldu… 2019 Seçimleri bir kere yaşandı. AK Parti’nin hatasından bir kez külah kaptın. Başa bela ettiğin İmamoğlu’nu İstanbul iyi tanıdı. Bu gidişle Ankara’yı da kaybedeceksin. Gitme gitme… Allah aşkına gitme! CHP’nin başından kalmaya devam et de öteki büyük şehirlerin tümü kurtulsun!
Fakat şu “döküntü”lere helal olsun! Ben:“Bunlar karılarının bile oyunu alamaz” derken, adamlar 39 koltuk kaptı. Hani neredeler şimdi? Hiç sesleri çıkmıyor. Ama niye çıksın ki? Adamlar zafer sarhoşu.
Yakında bir de “gurup” kurarlar… o zaman gel keyfim gel! Gurup kuracaklar ama, çobanlar başta yok. Ulan Bay Kemal… helal olsun sana! Bu döküntülerin çobanlarını parlamento-dışı bıraktın ya… helal vallahi… yediğin içtiğin helal! Ama bunlar salla başını al maaşını diyecek… yeyip içip yatacaklar. Çünkü vekil maaşı 75 000 lira. Yedinci ayda herhalde yüz bini geçer. Ooooh!… paraya bak paraya!
Peki Akşener Hanım ne yapıyor? O da: “Oylarım yükseliyor… % 17’leri geçtik. Bu gidişle kesin başbakan olurum” hayalleri kuruyordu ama, felek Mustafa’ya yar olmadı. İyi Parti 2018 seçimlerinde aldığı oyu bile alamadı. Reis Barajı % 7’ye çekmeseydi… barajın altında kalacaktı. Ben bunlara her zaman diyorum: “Kardeşim siyaset ince iştir.” Şaka bir yana bu küçük partiler başkanlık sisteminin “iki partili” sistem olduğunun hala bilincinde değiller. Sayın okuyucularım bu beş yıllık dönemde ne olacak biliyor musunuz? Bu ufaklıkların tümü silinecek. Her önüne gelen zırt zırt parti kuramayacak. Sistem bir başka partinin kanatları altına gizlenip salla başını al maaşını diyen yeyecileri parlamentoya sokamayacak. Başkanlık sisteminin dinamikleri altılı, yedili… on yedili masa tanımaz. Fakat Bay Kemal’de birmeyen bir enerji var. Ama ne diyelim… GALİPTİR BU YOLDA MAĞLUP !