Hoşgeldiniz  

Önemli Gelişmeler

Ömer ÖZKAN | 02 Eylül 2022 | Köşe Yazıları


Ömer ÖZKAN
ozkanomer@gmail.com

İkinci çeyrek, yani Haziran sonu büyüme rakamı açıklandı. G 20 Ülkeleri içinde ekonomik büyümede Suudi Arabistan % 11.7 ile birinci, biz ise % 7.6 ile ikinci sıradayız. Suudi Arabistan’ın bütün geliri petrol satışından ileri gelir. Bizimse % 7.6 büyüme oranını tutturmamızın anlamı ise başkadır. Altını kalın çizgilerle çizelim ki, bu sonuç “üretim-ihracat-istihdam” politikasının sonucudur. Türkiye, dünya yanarken böyle bir hedef yakalıyorsa, demek ki, ülke olarak hala ciddi bir potansiyelimiz var demektir.
Geçen hafta basına yine önemli, bir başka haber yansıdı. Ama sanıyorum ki, o da her önemli haber gibi gözlerden kaçtı. Sabah Gazetesi ABD’li Nobel Ödüllü iktisatçı Joseph Stiglitz’in, FED’in faiz artışı politikasını eleştirdiğini yazdı. Gerçekten de FED % 1.5 oranında büyük bir faiz artışı gerçekleştirmiş ama enflasyon düşe düşe % 9.1’den sadece % 8.8’e inmişti. Joseph Stiglitz: “Faiz artırımı fiyat artışlarını tetikler. O da yatırımları zora sokar” diyor. Bu konuya örnek olarak da Çin ve Türkiye’yi gösteriyor. Dünya enerji kriziyle cebelleşirken bizim % 7.6 büyüme rakamını yakalamamız demek ki, tesadüf değilmiş.
Gelelim öteki gelişmelere… turizm gelirlerinde patlama var. Turizmin yıl sonunda 50 milyar doları aşacağı söyleniyor. Dünya enerji krizinin tırmandığı koşullarda turizmin şaha kalkması çok önemlidir. Öte yandan bunlardan daha da önemli bir gerçek daha varmış ki; o da Rusya’ya günde 150 uçak gelip-gidiyormuş. Yani Rusya ile ticaret umut veriyor. Çünkü Türkiye-Rusya ortaklığı başlıyormuş. Hatta Abimiz ABD: “Kiminle ticaret yaptığınıza dikkat edin” diye kulağımızı bile çekmiş.
Başta şunu söylemeliyim ki; Ruslar bizim ezeli düşmanımız değildir. İmparatorluklar döneminde elbette rakipdik. Elbette en büyük savaşlarımızI Çarlık İmparatorluğuyla yaptık. Ama Orta-Asyalı soydaşlarımız tarih boyu Ruslarla iç içe yaşadılar. Kız aldılar. Kız verdiler… akraba oldular. Sonra gün geldi, Sovyetler Birliği kuruldu. Türk Devletler (TC dışında) 7 cumhuriyetle Sovyetler Birliğine katıldılar ve birliğin önemli üyeleri oldular. Ardından başta ABD ve İngiltere olmak üzere bütün Batı Ülkeleri Sovyetler Birliği’ni “düşman” ilan etti. Türkiye’yi Sovyetlere karşı “ileri karakol” olarak kullandılar. Fakat SSCB bize asla düşman olmadı. Daha birkaç yıl önce iktidara gelen Lenin, Kurtuluş Savaşında bizi destekledi. Batılı işgalcileri Lenin’in mermileriyle kovduk. Sovyet Hükümetleri Türkiye ekonomisinin bağımsızlığı için elinden gelen desteği esirgemedi. Bütün şeker fabrikalarını, tekstil fabrikalarını, Etibank Tesislerini, öteki devlet işletmelerinin çoğunu Ruslar yaptı. Demirel hem Sovyetler Birliği’ne sövdü… hem de karşılığında narenciye vererek İskenderun Demir Çelik, Aliağa Petrol Rafinerisi, Seydişehir Aliminyum Tesisleri ve Aksu Barajı gibi dev tesisleri onlara yaptırdı. Bugün de Rusya en büyük bağlaşığımızdır. Turizmde, ticarette, petrol ve doğalgazda, S-400’ler ve Nükleer Enerji konularında en güvenilir dostumuz Rusya’dır.
Her zaman yazıyorum… yeni bir dünya kuruluyor. Biz her ne kadar NATO üyesi olsak da bizi “Batı Ailesi”nden saymazlar. 60 Yıldan beri AB kapısında bekliyoruz. Türkiye NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip devasa bir üye. Onlara göre; “müttefiki”… ama Suriye’de can düşmanımız “bölücü” Kürtleri kim silahlandırıyor? ABD’den sonra NATO’yu biz omuzluyoruz… ama Yunanistan’ı kışkırtıp üstümüze salıyorlar. Bunlara nasıl güveneceğiz? Asla güvenemeyiz !… Ama şapkamızı önümüze koyup düşünebiliriz. Yeni bir dünya kuruluyor. Kurulmakta olan bu dünyada yerimizi alabiliriz. Biz Atlantikli Hristiyan değiliz. Bizim yerimiz; AVRASYALI Kardeşlerimizin yanıdır. Atlantikliler yüzümüze ne kadar gülerse gülsün… son noktada bizi kendi çıkarları için kullanırlar.
Bir ıslık çalsak Rusya’dan duyulur. Darda kalsak… başımıza bir iş gelse… yardıma ilk koşan Türkiz Cumhuriyetleri olacaktır. Öte yandan dünyadaki 1 milyar 800 milyon Müslümanın en az 1.3 Milyarı Asya’da yaşıyor. Sözün özü: gelecek Asya’dadır. Biz zaten Avrupalı değil Asyalıyız. Biz hem de Asya’nın göbeğinden, Orta Asya’dan geldik. Biz geleceği “doğru okumak” için geçmişimizi doğru yorumla mak zorundayız. Rusya-Türkiye Ortaklığı kuruluyormuş. Ne güzel!… Amerika kim? İngiliz neyimiz? Gelecek Asya’nındır. Yani gelecek Rusya-Çin-Hindistan üçlüsünündür. Bu gerçeği bugün değil de ne zaman değerlendireceğiz?

122 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Emirdağ Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.