Yedinci, sekizinci ay derken 20 gün sonra dokuzuncu aya giriyoruz. Yani Eylül ayına gireceğiz. Bu Salı biraz Cumhuriyet Meydanı’nı, Girne Caddesi’ni, Eskişehir Caddesi’ni gözlemledim. Benim gördüğüm kadarıyla geçtiğimiz Salı günü yaşanan yoğunluk yoktu. Altıncı ayın sonu, yedinci ay gibi ilçemize gelen gurbetçi hemşehrilerimizin bir kısmı döndü kalan kısmı ise dönüş hazırlığında. Önümüzdeki 15-20 gün içinde Emirdağ cid di anlamda boşalmış olacak. Gözlemlerime göre bu sene esnaf sezondan pek memnun değildi. Gurbetçi hemşehrilerimizin bir kısmı da fiyatların yüksekliğinden şikayetçiydi. Sezon olmadı mı? Tabi ki oldu ama gördüğüm kadarıyla geçtiğimiz yıllara oranla bir düşüş var. Bunun yanında yine gurbetçi hemşehrilerimiz her zaman olmasa da zaman zaman alışveriş için Eskişehir, Afyon, Bolvadin gibi yakın il ve ilçeleri tercih etti. Gurbetçi hemşehrilerimizin Emirdağ’dan, Afyon’a; Afyon’dan tatil beldelerine kadar birçok il ve ilçeye katkısı oldu. Bunu kimse inkar edemez. Önümüzdeki sezon ne olur, nasıl olur bilemiyoruz.
Ancak sezon başında belirttiğim bir konuya tekrar kısaca değinmek istiyorum. Avrupa’da yaşayan 3. nesil 4. nesil Emirdağ’a artık pek gelmek istemiyor. Geliyorsa da 3-4 gün uğrayıp geçiyor. Bu noktada hem anne-babalara hem de yöneticilere önemli görevler düşüyor. Evet bir Gurbetçi Şenliği yapıldı. Özellikle şenliğin son günü ben alanda hayatımda görmediğim insanları gördüm. Bu gördüğüm insanların büyük bir kısmı gençti. Yani hem köylerde hem Emirdağ merkezde yaşayan gençler sanki sadece Gurbetçi Şenliği için Emirdağ’a geldiler ve şenlik biter bitmez de nereye gideceklerse gittiler. Böyle bir izlenim oluştu bende. Avrupa’da yetişen 3. ve 4. nesillerin anne-babaları tarafından Türkiye’yi ve özellikle Emirdağ’ı ziyaret etmeleri özendirilmeli. Yani babaannesi, anneannesi (ebesi) Emirdağ’da ama torunu Emirdağ’da kalmak istemiyor. Kalıyorsa da 3-4 gün veya bir hafta. Nesiller arttıkça bu durum daha da çoğalacaktır. Bunun önüne geçilmesi için anne ve babalara büyük görev düşüyor. Kültürümüzün, gelenek-göreneklerimizin Avrupa’daki nesillere aktarılması için bu şart… Bunun İslamiyet’teki adı ise Sıla-i Rahim. Sıla-i Rahim, kişinin kendi memleketini ziyaret etmesi ve yaşayan akrabası kalmasa dahi orada bulunan kabirleri ziyaret etmesi olarak da bilinmektedir ve bildiğim kadarıyla İslamiyet’in en temel emirlerinden biridir…
Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun…