Geçtiğimiz Salı günkü yazımda 19. Gurbetçi Festivali ve Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ın Emirdağ ziyaretinin Emirdağ’ın tanıtımı açısın dan önemine değinmiştim.
Bu yazımda da Emirdağ isminin tanıtımında etkili olan türkü, yöresel lezzet ve olaylara değineceğim…
Tabii ki Emirdağ isminin Türkiye’de ve dünyada duyulmasında en önemli aktörlerin başında Emirdağ türküleri geliyor. Bir “Emirdağı birbirine ulalı” türküsü, bir “Al Fadimem” türküsü, bir “zalım poyraz” türküsü, bir “Harmana sererler sarı samanı” türküsü bugün hem Türkiye’nin hem de dünyanın birçok yerinde dinlenen ve bilinen türkülerdir. Bu türkülerin Emirdağ’ın tanıtımına olan katkısını söylemeye gerek bile yok. Bu türkülerin birçoğunda zaten Emirdağ ismi geçmekte ve türküyü dinleyenler tarafından araştırılmakta ve merak edilmektedir.

Emirdağ’ın tanıtımında bir diğer faktör ise; yöresel lezzetlerdir. Özellikle “Emirdağ güveci”, “Emirdağ yoğurdu”, “Emirdağ yumurtalı pidesi”, “Emirdağ katmeri”, Emirdağ dolgulu köftesi” gibi ürünler bugün Türkiye’nin birçok yerinde bilinmektedir. Bu ürünlerin de Emirdağ’ın tanıtımına ciddi anlamda katkı sağladığını söyleyebiliriz.
Ve tabii ki Avrupa ve Avrupa’daki Emirdağlılar. Bugün Belçika’ya gittiğinizde bir Emirdağlı ile karşılaş mamanız neredeyse imkansızdır. Belçika’nın birçok yerinde Emirdağlılar yaşamakta ve önemli görevlerde bulunmaktadır. Yukarıdaki resim yıllar yıllar önce Brüksel’deki bir kahvehanenin camında bulunuyordu. Brüksel’de doğup büyüyen Emirdağlılar bu kahvehaneyi iyi bilir. Kahvehanenin adından da anlaşılacağı üzere o dönemlerde bu kahvehane Emirdağlıların buluşma noktası idi. Belçika’da yaşayan Emirdağlı gurbetçilerin de Emirdağ’ın tanıtımına verdiği katkıyı elbette unutamayız. Özellikle Türkiye’den Belçika’ya giden bakanlar, milletvekilleri, valiler, üst düzey bürokratlar Emirdağ ismini Belçika’da sık sık duymakta ve Emirdağ’ın önemini daha iyi anlamaktadır. Bu da Emirdağ’ın tanıtımı açısından önemli bir olay diye düşünüyorum…
Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun…