adminemirdagofset@hotmail.com
Etrafınızı şöyle bir araştırınız neler göreceksiniz. Ahlakın bozulup çöktüğünü, toplumun yozlaştığını, boşanmaların arttığını aile düzeninin yıkılmaya başladığını bildiğimiz halde görmezden geliriz. Düzensiz gelişen veya dağılan köyler, şehirlerin bozulan trafik karmaşıkları, plansız ve çıkara dayalı yapılaşma, yok olan kültürümüze dayalı sanatsal gidişatı niçin görmezden geliyoruz? Felsefen, müzikten, edebiyattan, sinemadan, tarih bilincinden, medeniyetten, olması gereken uygarlık anlayışından kısaca insan olup insanca yaşamaktan uzaklaşıyoruz. Bütün bunlar Allah’ın insanlığa emrettiği İslam’ın terk edilmesinden kaynaklandığı bilincini yitirdiğimizden.
Dünya üzerinde söylendiği gibi birçok semavi dinler yok. Bunu biz insanlar uydurup çoğaltıyoruz. Bizden olmayan inanç sahibi toplumları ayrı dinlere inandıkları yaftası ile ayrıştırıyoruz. Çünkü Allah dinin sahibi olarak benim dinim siz insanlara uyulmasını yaşanmasını emrettiği Arap lisanına ve Kuran’a göre İslam’dır diyor.
Yani ilk resul Âdem ise son Resul de Hz. Muhammed ise onlara gelen kitaplar risaleler ve sayfalar ile her ikisi arasında toplumlara gönderilen tüm resuller İslam’ındır. Başkaca din yoktur. Bunun dışındakiler toplumların uy durduğu veya resul gelip tebligat yapılmayan ilkel din anlayı şıdırlar. Zaten din toplum için de, insanların ahlaki değerler için de yaşamasının sağlanması için önerilen konulardır.
İslam gerçek ve tek Allah’ın dini diye inanarak iman ediyor isek bütün hususlara sarılıp sorgulayıp hakikate sarılmalıyız. Kendimizi hurafelerden, hikâyelerden, uydurulmuş hadislerden ve sünnetlerden dinci sahtekârların söylemlerinden kurtulup Kuran’ın emrettiği şekilde dini hayatımızı yaşamalıyız. İslam barış dinidir. Alıp satılan ticari meta değildir. Kendisini din bilgini gibi gören soytarı dinci takımları yanmayan kefen, peygamberin terliği benzeri terlik üreticileri, deve idrarı şifadır diyen zihniyetten ve cennetten arsa satanları iyi tanımalıyız. Kendimizi bunların yalanlarına inandırıp biat etme hastalığından uzak tutmalıyız. Din ibadet ve dua sadece Allah ile kulun arasında olan bir yaşam biçimidir.
Bu dini kendilerine geçim kapısı yapan, dini ticari mal haline getiren insanların cehaletini fırsata çevirip sömürenler neden açları doyurmuyorlar. Evsizlerin ev sahibi olması için gayret sarf etmiyorlar. Evlenemeyen gençleri evlendirip aile sahibi olmalarını sağlamıyorlar. Bilime, sosyal kültüre hizmet etmiyorlar. İnsanları yardımlaşmaya dayanışmaya yönlendirmiyorlar. Hep bana lüp banacılık peşinde koşu yorlar hiç düşünmüyor musunuz?
Din insanlığın mutluluğu, refahı, sağlığı, barış içinde yaşaması için vardır. Günümüz dünyasında maalesef bu ve benzeri tüm özellikleri dinin yok edilmiş kaldırılmış ve bunlardan uzaklaşılmıştır. Geçmişte İslam tarihinde bu gibi toplumlara Allah tarafından uyarıcı cezalar verildiğini Nuh ve Lut kavimlerindeki tufanlardan biliyoruz.
Aynen günümüzde de bilhassa Müslüman geçinen ülkelerde Nuh ve lut zamanını yaşar olduk. Ahlak çöktü. Din ticari meta oldu. Din siyasilerin oy malzemesi yapıldı. Okullara ve askerin içine din sokuldu. İnsanlar ayrıştırıldı ve kutuplaştırıldı. Gerçek manada toplumun nerdeyse tamamı dinini bilmez haldedir.