Hoşgeldiniz  

Afyonkarahisar ve İstiklal Savaşı

admin | 27 Ağustos 2024 | Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler


admin
emirdagofset@hotmail.com

Yazan : Süleyman GÜNEŞ

(İl Hakem Kurulu Başkanı ve B Klasman Gözlemcisi)

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, Türk Milleti’nin kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ün idealleri ile yaşamak ve ideallerini yaşatmak Türk Milletinin yaşamasını sağlamak demektir. Güzel memleketim Afyonkarahisar’ın Yunanlılar tarafından ilk işgali 28 Mart 1921’de olmuştur. On gün süren işgal sonunda 7 Nisan’da Yunanlılar şehri boşaltmışlardır. Afyonkarahisar’ın; Millî Mücadele ve İstiklal Savaşımızda önemli bir yeri vardır. Afyonkarahisar, Büyük Taarruz emrinin Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kocatepe’den verildiği, Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi’nin yapıldığı, imanın ve vatan sevgisinin zafere dönüştüğü şehitler yurdudur. Mustafa Kemal Atatürk’ün Afyonkarahisar’a gelişi ilk önce Büyük Taarruz Karargahına gelişiyle başlamıştır. Mustafa Kemal Paşa, 24 Ağustos 1922 Perşembe günü akşam saatlerinde Afyonkarahisar’ın önemli ilçelerinden Şuhut’a ulaşmıştır. Bu yazımızı 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın önemine, bayram kutlamalarına, Zafer Yürüyüşünün temsil ettiği değerlere ayırdık. 30 Ağustos Zafer Bayramı, 1922’de Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuç lanan Büyük Taarruz’u anmak için Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde her yıl 30 Ağustos günü kutlanan ulusal bayramımızdır. 30 Ağustos zaferi için ilk kutlama, Cumhuriyet’in ilanından sonra, 1924 yılında Dumlupınar’a bağlı Çal köyü yakınlarında yapıldı. “Başkumandan Zaferi” adıyla düzenlenen törenlere Mustafa Kemal Atatürk de katıldı ve eşi Latife Hanım ile birlikte “Meçhul Şehit” anıtının temelini attı. 30 Ağustos kutlamalarının milli bayram olarak ilan edilmesi ise 1926 yılında gerçekleşti ve bayram Türk ordusuna ithaf edildi. Başlangıçta daha sade törenlerle kutlanırken 1960’lı yıllardan itibaren daha kapsamlı ve geniş katılımlı törenler düzenlendi. 30 Ağustos Zafer Bayramının Önemi, Birinci Dünya Savaşından yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesini imzalamak zorunda kaldı. 1881 yılında Duyun-u Umumiye İdaresi ile ekonomik bağımsızlığını kaybetmiş olan imparatorluk, Mondros Mütarekesi ile siyasi bağımsızlığını da yitirmiş oldu. Mütarekenin 7. maddesi, itilaf devletlerinin güvenliklerini tehlikede gördükleri stratejik yerleri işgal etmelerine izin veriyordu ve Anadolu topraklarının fiilen işgali kısa süre içinde başladı. Son olarak 15 Mayıs 1919’da Yunan kuvvetlerinin İzmir bölgesine yaptıkları çıkarma, üç yıl sürecek olan Millî Mücadelenin fitilini ateşledi. Kurtuluş Savaşı’nın her aşaması; detaylı bir şekilde değinilmesi gereken kararları, olayları ve muharebeleri içeriyor. Anadolu’nun dört bir köşesinde başlayan direniş hareketlerinden düzenli ordulara geçilmesi, Milli Mücadele’nin planlanması ve örgütlenmesi için düzenlenen Erzurum ve Sivas Kongreleri, ulusal bağımsızlık vurgusu ile Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi olan Amasya Genelgesi, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurulması ve Doğu, Güney ve Batı cephelerinde yaşanan savaşların her biri bir milletin maddi ve manevi bütün varlığıyla sergilediği büyük iradeyi gösteriyor. Büyük Taarruz’u giden yolda Batı Cephesinde yapılan savaşların üç aşaması olduğu söylenebilir. I. İnönü (9-11 Ocak 1921), II. İnönü (28 Mart- 4 Nisan 1921) ve Dumlupınar (13-15 Nisan 1921) Muharebelerinin yapıldığı birinci aşamada hedef, işgal kuvvetlerini lojistik kaynaklarından uzaklaştırarak yıpratmaktı. “Stratejik savunma” olarak tanımlanan ve Sakarya Meydan Muharebesinin                     yapıldığı ikinci aşamada ise Türk ordusu 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında yaklaşık 100 kilometrelik bir cephede Yunan ordusu ile mücadele ederek çok önemli bir zafer kazandı. İnisiyatifin Türk ordusuna geçmesi açısından büyük önem taşıyan Sakarya zafe rinin ardından, ordunun savunma düzeninden taarruz düzenine geçmesi için hazırlıklara başlandı. Askeri hazırlıkların yanı sıra siyasi anlamda stratejik çalışmalar yapıldı ve Misak-Millîyi dünyaya açıklamak ve kabul ettirmek için çok sayıda adım atıldı. 1922 yılının haziran ayında, taarruz için hareket kararı alındı. Afyonkarahisar da her yıl yapılan Zafere Yürüyüş ve Büyük Taarruz 25 Ağustos 1922 günü tüm koşullar Türk ordusunun 1.Ordu ile Afyonkarahisar’ın güneybatısından taarruz başlatması için son derece uygundu. 24 Ağustos’ta Başkomu tanlık karargâhı Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesine taşındı. İlçede bulunan Hacı Veli Konağı ordunun karargâhı olarak kullanıldı. Mustafa Kemal Paşa taarruz için son hazırlıklarını buradan yürüttü. 25 Ağustos’ta ise Kocatepe’ye doğru yaklaşık 14 kilometre sürecek olan yürüyüş başladı. Çakırözü köyünde verilen kısa bir molanın ardından tekrar yola çıktılar ve hava ağarmadan taarruzun yönetileceği Kocatepe’ye vardılar. Taarruz emri 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabaha karşı verildi. İlk gün Büyük Kalecik Tepe’den Çiğiltepe’ye kadar 15 kilometrelik bir bölge ele geçirildi. 27 Ağustos sabahı yine tüm cephelerden saldırıya geçen 1.Ordu, Afyonkarahisar’ı geri almayı başardı ve karargâh buraya taşındı. 28 ve 29 Ağustos günleri neredeyse bütün Yunan tümenleri çevrildi, çekilme istikametleri ve ulaşım yolları kesildi. 30 Ağustos günü Mustafa Kemal Paşa’nın ateş hatları arasında, bizzat Zafertepe’den idare ettiği savaşta düşman ordusunun büyük kısmı dört taraftan sarıldı, tamamen yok edildi veya esir edildi. Aynı günün akşamında Türk birlikleri Kütahya’yı geri aldı. Başkomutanlık Meydan Muharebesinin sonunda, İzmir’e kadar Türk ordusunun karşısında savaşacak Yunan birliği kalmamıştı. Sonrasında hepimizin çok iyi bildiği o emir geldi: “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” Yunan birliklerinin tekrar toplanmasına izin vermemek için başlayan takip harekâtı ile sırasıyla Uşak, Balıkesir, Aydın, Manisa ve son olarak 9 Eylül günü İzmir işgalden kurtarıldı. Büyük Taarruz hem askeri hem de siyasi açıdan Türk Kurtuluş Savaşı’nın en önemli dönüm noktalarından biriydi. Türk ordularının Yunan işgaline karşı kazandığı zafer, Türkiye’nin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesini destekleyen temel taşlardan birini oluşturdu.

284 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Emirdağ Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.