adminemirdagofset@hotmail.com
Dini açıdan esas olan dünya üzerinde var olan sınıfsal ayrışmaların olmaması, savaşların, ahlaki değerlerin çöküşünün, taciz ve tecavüzlerin olmamasını öngören bir yaşamı kurmaktır. Bu dünyada düzen bozulduğunda o toplumlara resuller yani peygamberler görevlendirilmiş. Uyarılmaları imanlarının bütünlüğünün sağlanması amaçlanmıştır. Yine de toplumlar tam istenildiği gibi dini yaşama entegre olmamışlardır. Allah kullarını özgür bırakmıştır. İnanç yönünden baskı öngörmemiştir. Sonuçta cezalandırılacaklarını açıkça belirtmiştir.
Allah’a emir vermek benzeri sözde dualar başkaları için beddualar dileyerek dini hayat yaşanmaz ve cennet kapılarının kendiniz için açılması da sağlanamaz. İbadet Allah’a emir vermek değildir. Sade vatandaştan paralı din görevlisi imama kadar dualarımızda Allah’a emirler yağdırmıyor muyuz? Bizden olmayan, dini inanışları ayrı, kişi ve ülkeler için nasıl dualarda bulunuyoruz. El açıp şunu kahreyle, felaketlere gark eyle belalarını ver diyoruz. Böyle kin ve nefret içeren gayri insani dua ve istek adı altında ibadet olur mu? Bizler kim oluyoruz da böyle dua adı altında emirler taleplerde bulunuyoruz. Hâşâ Allah bizlerin emir eri mi?
Sanki biz bir kurumun amiriyiz. Allah ise hâşâ emrimizde çalışan memurumuz. Bu rezillikler yapılırken bir mescitte veya camide cemaat içinde isek onlarda iyi bir matahmış gibi âmin diyorlar. Sanırsınız verilen emirleri onaylama tasdik etme makamları oluyorlar. Şimdi düşünün bakalım bizleri bu anlayış mı cennete götürecek. Bunlar İslam dini değil rotası bozulmuş anlayışların yolu.
Cennette yer almak isteyen uydurulan din anlayışından daima uzak durmalı. Elinde doksan dokuzluk tespihle veya namazın arkasında Allah’ı zikrediyorum diye bazı sözleri sarf ederek zikir asla istenilen olması gereken zikir değildir. Bir kere bu dünyayı terk eylemiş anne ve baba ile atalardan birisini nasıl anıp yâd ediyorsa Allah’ı da öyle anacak. Öyle tespih çekmekle iş olmaz. Her zaman gerektiğinde İslam’ı davranışlar, söz ve amel ile hareket etmek Allah’ı zikretmek tir.
Cennet kapıları sanırsınız bazı yobaz takımlarına ihalesiz geçiş ücreti karşılığında verilmiş. Bu yobaz takımının peşine takılıp gerçek İslam’dan uzaklaşanlar böylece cennete girecekler. Bu yobaz takımı önce kendilerini Cehenneme girmelerini sağlasınlar.
Ne yazık ki güzelim dinin ana meseleleri yoz ve yobaz tarikat, cemaat ve mezhep elebaşlarınca tahrip edilmiştir. Burada maksat din öğretisinden ziyade maddi çıkar ve üstün saygı görme yozluğudur. Bunu da aşırı olarak yaratmışlar. Altlarında lüks arabalar ve villa konak görünümlü ikametgâh sahipliğe kavuşmuşlardır. Dini açıdan cahil bırakılan dinin kitabının halkın kendi lisanında okutulup anlatılmamasının rolü büyüktür. Allah, ahirete intikal eden kullarına kimliklerine göre davranılmayacağını insanlık onuruyla yaşayıp yaşamadığına göre sorgulanacağının bilinmesi gerekir.
Cennetin kapılarını insan kendine açması için gerçek dini yaşamalı aykırı ve yanlış olanlardan kaçınılmalıdır. Çünkü Allah Yahudi, Hıristiyan ve Müslüman ayrımı yapmaz.