Haziran ayının girmesiyle beraber Emirdağ’da düğün sezonu açıldı diyebiliriz. Tabi herkesin aklına Emirdağ’ın meşhur olan o eski düğünleri geliyor ama artık o eski düğünler yok. Bugün ortalama bir düğünün masrafı 500 bin ila 1 milyon arasında. Hal böyle olunca da artık evlenecek olan gençlerin neredeyse tamamı bir günlük salonla veya bir günlük ev düğünüyle durumu mümkün olduğunca ekonomik bir hale dönüştürüyor. Eskiler “yuva kuranın yardımcısı Allah’tır” derlerdi. Ancak günümüzün ekonomik gerçekliği, bu durumu lüks bir hale dönüştürmüş durumda. Bugün iki gencin hayatını birleştirmeye karar vermesi, romantik bir yolculuğun başlangıcından ziyade, büyük bir bütçe açığı ve bitmek bilmeyen bir borç batağı haline geldi.
Şöyle bir etrafınıza baktığımızda; evlilik hazırlığı yapan çiftlerin gözlerindeki o tatlı telaşın yerini, her geçen gün biraz daha derinleşen bir kaygı almış durumda. Düğün yapmak artık sadece salon kiralamaktan ibaret değil. Sosyal medyanın dayattığı “kusursuz gün” çılgınlığı, gençlerin omuzlarındaki yükü de artırıyor. Eskiden evde, aile arasında yapılan törenler artık başlı başına birer ‘mini düğün’ konseptine dönüştü. “Ev kurmak” kavramının bedeli, enflasyonist ortamda her ay, hatta her hafta katlanarak artıyor. Geleneksel olarak evliliğin güvencesi olan altın, bugün yanına yaklaşılması imkânsız bir yatırım aracına dönüşmüş durumda.
Va asıl mesele, davetliler evlerine dağıldıktan sonra başlıyor. Bugün gençlerin evlilikten uzaklaşmasının temel sebebi sadece “düğün masrafı” değil; asıl korku, o düğünün sonrasındaki hayatı idame ettirememe kaygısıdır. TÜİK verilerine bakmaya bile gerek yok, sokaktaki gözlemimiz bize yetiyor: evlilik yaşı hızla yükseliyor, evlenme oranları düşerken boşanma oranları yükseliyor. Peki çözüm ne? Çözüm; gençlerin, başkalarına hava atmak uğruna yapılan gösterişli düğünlerden, “el alem ne der” baskısından sıyrılması; sadeliğin zarafetini ve ekonomik özgürlüğünü keşfetmesi gerekiyor…
Son olarak bir konuya daha değinmek istiyorum. Bugünlerde okullarda mezuniyet baloları veya partileri düzenleniyor. Bu partilerde geçtiğimiz yıllarda duyduğumuz belli kıyafetlerle partiye katılma veya maddi külfet gerektirecek uygulamalar olabiliyor. Maddi durumu yerinde olan aileler için bir sorun yok ama maddi durumu yerinde olmayan aileler için okulların bu uygulaması aileleri zorda bırakabiliyor. Okul yönetimlerinin bu tür durumların önüne geçmesi gerekiyor. Okullarda mezuniyetle ilgili bir parti veya balo düzenlenebilir ancak bu tür etkinlikler mümkün olduğunca ailelere maddi bir külfet getirmemeli diye düşünüyorum.
Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun…