Malum olduğu üzere Ramazan’a sayılı günler kaldı. Bilindiği üzere; Emirdağ, yardımlaşmanın bol olduğu, imkanı olanların da hayır yapmak için adeta yarıştığı bir ilçe. Bu, yıllardır böyle… Tabii işin bir de Avrupa boyutu var. Avrupa’da yaşayan birçok hemşehrimiz de özellikle Ramazan ayında Emirdağ’a maddi anlamda yardım gönderiyor.
İlçemizde yardımlaşmanın, dayanışmanın ve paylaş manın doruğa çıktığı Ramazan ayında, ne yazık ki son yıllarda bu olay tuhaf bir şekilde gösteriye dönüşüyor. Sosyal medyanın hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, kadim kültürümüzün en naif düsturlarından biri olan “sağ elin verdiğini sol el görmesin” ilkesi, yerini adeta “herkes görsün, beğensin ve paylaşsın” hırsına bıraktı.
Yardım etmek, sadece bir ihtiyacı gidermek değildir; aynı zamanda karşıdakinin onurunu da koruma sanatıdır. Eskiden “Sadaka Taşları” vardı; veren kimin aldığını bilmez, alan kimin verdiğini görmezdi. İyilik, bir gizlilik perdesinin ardında, sessizce ve gizlice yapılırdı.
Bugün ise durum neredeyse tam tersine dönmüş. Bir koli erzak veya eşya veya para-pul (adı her neyse) verirken kameraya çeken kişiler, mahçup bir şekilde başını öne eğmiş ihtiyaç sahiplerini kadraja sığdırmaya çalışıyor. Soruyorum sizlere; o poşetin içindeki üç beş kilo un veya ayakkabı veya zarftaki para o insanın haysiyetinden daha mı değerli?
Sosyal medya, iyiliği teşvik etmek için bir araç olabilir; ancak niyetin “teşvik” mi yoksa “işi şova dönüştürmek mi” arasındaki çizgi oldukça ince. Bir iftar çadırında çekilen selfieler, lüks sofraların şaşaasıyla yoksulluğun yan yana getirildiği videolar, yapılan hayırların, yardımların ve iyiliğin özüne aykırı.
Bir çocuğun eline bir çift ayakkabı verip onu kame raya bakmaya zorlamak, sevap kazanmak değil, o çocuğun duygularını bir “içerik” malzemesi yapmaktır.
Ramazan, aynı zamanda bir yardımlaşma ve hayır ayıdır. Nefsimizi sadece aç kalarak değil, kibrimizden ve gösteriş merakımızdan arındırarak terbiye etmeliyiz. İyilik, yapılan iyiliğin başa kalkıldığı bir davranış değildir. Eğer yardımımızı bir kamera lensinden geçirerek yapıyorsak, o yardımın adresi muhtaçlar değil, kendi egomuzdur.
Bu yüzden özellikle hem Ramazan ayında hem de sonrasında ve öncesinde yapılan yardımları çekip sos yal medyaya koyanları samimi bulmuyorum. Çünkü gerçek iyilik, kimsenin bilmediği “gizli” yapılan iyiliktir.
Sağlıcakla kalın, Allah’a emanet olun…