Hoşgeldiniz  

Tevhid, Şirk ve Din – 4

admin | 16 Eylül 2022 | Köşe Yazıları


admin
emirdagofset@hotmail.com

Hıristiyanların, Yahudilerin ve Müslümanların maaşlı din görevlileri yozlaşma kervanına, çıkar ve menfaat uğruna dini ticari malzemeye dönüştürüp kullanmaya başladılar. Hz. Musa’nın Hz. İsa’nın ve Hz. Muhammed’in bu dün yadan ahrete intikalinden itibaren gerçek din anlayışı bozuldu. Müslümanlık da Emeviler, Abbasiler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde yozlaşmaya uğratıldı. Bu ülkeler içindeki halk arasında ve din mollalarınca hatta devlet yönetiminde bulunanlarca Müslümanlığın başına din dışılığın belası olmuşlardır. Bu bela ve yozlaşma o günlerden başlayarak günümüzde de hızla sürdürülmektedir.
Tarikatlar, dinci yoz cemaatler, mezhepçilik toplumun başına dini konularda bela oldular. Sanki yeni dinler oluşturuldu. Hadisler, rivayetler, masallar, hikâyeler dinleri türedi. Toplumlar böylece şirk deryasında boğulur hale geldi. Sözde dini konuları iyi bilenler ve kelimelerin nasıl kullanılacağını mana olarak doğru mu yanlış mı olduğundan bir haber farkında olunmadan şirke sebep olunuyor.
ALİ İMRAN SURESİ: 3/144 – Muhammet ancak bir pey gamberdir.
AHZAP SURESİ: 23/40 – Muhammed sizin erkeklerinizin hiç birisinin babası değildir.
Hıristiyan papazları ve halk İsa’yı Allah’ın oğlu diye kabullenmeleri yani testis üçleme akidesi dedikleri büyük bir şirktir. Müslümanların içinde bazı vaiz hocaları imam olanlar hatta mesleğinin başında profesör olan ilahiyatçıların bile Hz. Muhammed’den söz ederken âlemlerin efendisi tabirini kullanmaları da şirktir. Çünkü o; bir kuldur. Sadece Allah’ın elçisidir. Allah ile kulları arasında vahiyleri tebliğ yapma görevi olandır. Âlemlerin efendisi yalnız bu âlemi yaratan ve var eden Allah’ın kendisidir.
Dine inanç ve iman dillerde olmamalı. Gönüllere indirilmeli. Eğip bükmeden kendi şahsi çıkarları için Kuran’ı ve tüm diğer İslam peygamberlerine, kitaplarına çarpıtmadan uyulmalı. Menfaat ve çıkar peşinde koşmak için şeyh oldular, bizim peşimize takılın sizleri Allah’a ve cennete bizim şefaatimiz götürür dediler. Mürşitlik tasladılar bizim dualarımız sizlerin günahlarının bağışlanmasına vesile olur dediler.
Şirke batarak riya sahibi oldular. Küfürbaz kalp ve gönül kırıcı oldular. Hak olanın değil şeytanın ve iblisin müridi oldular. Sapık düşünce ve fikirlerini din yapıp pazarladılar. İslam’ın diğer peygamberlerine ve kitaplarına kin kusup düşmanlık, ayrıcalık yarattılar. Gerçek inanan iman edenler yalnız kendileriymiş gibi başkalarını kâfir ilan ettiler. İnsanlar, toplumlar hatta ülkeler arasında inanç ve din düşmanlıklarını körüklediler. Böylece tevhidi terk edip kendilerinin yarattığı şirk yolunu seçtiler. Kendi düşüncelerine uyan uydurma bir din yarattılar. İndirilen dinin yerine uydurulan dini meydana getirdiler.
Kâinatın yaratıcısı ve mülkün sahibi Rab’bil Alemin olduğuna inanıp kalben iman etmektir. Tüm canlı-cansız varlıkları halk eden O’dur. Tüm dünya nimet ve rızıklarını yarattığı varlıkların emrine amade kılmıştır. Bu bilinçle Âlemlerin Rabbi Allah’ın istediği biçimde hayat sürmeliyiz.

110 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

EN SON HABERLER

© 2020 Emirdağ Gazetesi Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.