Osmanlı dağıldığında 42 devlet kuruldu. 22 Milyon km/kare olan uçsuz bucaksız topraklarda yaşayan halkların hemen hemen hepsi “bağımsızlık” mücadelesi verdi. Kürtler de verdi. Kürtler cumhuriyet kurulur kurulmaz dört kez ayaklandılar. Bunlar Şeyh Sait isyanı (1925), Ağrı Dağı–1 (1926), Ağrı Dağı-2 (1928), Dersim (1937) isyanlarıdır. Fakat felek yar olmadı. Kurtuluş savaşından yeni çıkmış güçlü ve deneyimli Türk Ordusu isyanları “kanla” bastırdı. Kürt oymaklar dağıtıldı. Batıya sürüldü.
Kapitalist uluslaşmanın öncüsü “burjuvazi”dir. Yani sermaye sınıfıdır. Ama o yıllarda Doğu ve Güney-Doğuda sanayileşme çok cılızdı. Hatta hiç yoktu. Bu nedenle sermaye sınıfını feodaller, yani “toprak ağaları” temsil ediyordu. Cumhuriyet aci len toprak reformu yapmalıydı. Ama yapmadı. Devlet toprak ağalarını karşısına almak istemedi. Böylelikle Kürtler 2000’lere kadar acımasız baskılar yaşadı. Köylerinde kendi “ağaları”, köyden çıkınca devlet Kürt Kardeşlerimize hayatı zindan etti.
Evet… kapitalist uluslaşma burjuvazinin işidir. Çünkü kapitalist sermaye sanayileşme sürecinde doğar ve güçlenir. Nitekim, Türkiye’de de böyle oldu, 20.nci yüzyılın son çeyreğine gelindiğinde Kürt Sermayesi güçlenmiştir. Zira toprak ağalarının elindeki feodal sermaye, kapitalist sermayeye dönüştü. Hal böyleyken Abdullah Öcalan 1984’te silahlı mücadeleyi başlattı. Öteki ayrılıkça Kürt guruplar (Kawa, A La Rizgari, DDKD vs…) da PKK’ya katılınca “bölücü” hareket güçlendi.
PKK Nedir? Öcalan kimdir? PKK, DEV-GENÇ’in Kürt seksiyonudur. PKK, Üniversiteli Kürt aydınların derneğidir. DEV-GENÇ Komünist Hareket değildir. Marksizmden esinlenen marksist harekettir. DEV-GENÇ’in amacı; sosyalizmdi. Parça parçaya bölünen bütün DEV-GENÇ örgütlerinin hepsi sosyalizmi hedeflediler. Yalnız bir tanesi (… ki, o da PKK’dır) Bağımsız Kürt Devletine odaklandı. Yani PKK bir yönüyle“milliyetçi”dir. Kürt milliyetçisidir. Evet… PKK bağımsız Kürt Devleti’ni kuracağını iddia ediyor ama, ne Kürt Halkı ne de Kürt sermaye sınıfı PKK’nın peşine düşmüyor. Hareketi uzaktan seyretmekle yetiniyorlar. Bu biiir…
İkincisi; 17 Mayıs 2005 Kongresiyle PKK Sözleşmesi çöpe atılmış, KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) Sözleşmesi oy birliğiyle kabul edilmiştir. Bu kongreyle hedef büyütüldü, yalnız Anadolu’da değil, İran, Irak ve Suriye’de yaşayan 30 milyon Kürdün aynı bayrak altında toplanması oybirliğiyle kabul edildi. Böylelikle marksist Kürt Aydınları baltayı ikinci kez taşa vurdular. Çünkü dört ülkede yaşayan Kürtlerin Büyük Kür distan çatısı altında toplanması hayaldir. Günümüzde bölücü Kürt Hareketinin patronu Karayılan’dır. Abdullah Öcalan pa pucu dama atılan “sembolik” bir liderdir artık. Bu nedenle İmralı ile Kandil arasında uzlaşmaz bir tartışma başladı. Selahattin Demirtaş saf değiştirdi. Öcalan tarafına geçti. Onun için Demirtaş “kırmızı çizgi” yedi. Günümüzde bu gurup yeni bir parti kurmayı savunuyor. Ayrılıkçı ya da bölücü olmayan, Kürtlerin Türklerle, öteki Türkiye Halklarıyla “birlikte” yaşamayı hedefle yen ciddi bir “Kürt Partisi” yığınsallaşabilir. Kürt sorununu çözebilir. Biz Türkler KCK ile birlikte bağımsız bir Kürt Devleti istesek dahi Kürt Halklar istemez. Çünkü 15 milyon Kürdün 10 milyonu batıda yaşamaktadır. Bu nedenle halklarımız arasındaki kadim kardeşlik asla hançerlenemez.
Gelelim üçüncü büyük nedene… günümüzde kapitalizm aşılıyor. İnsanlık hızla yeni bir dünya kuruyor. Bu nedenle bağımsızlık, ulus devlet vb… gibi sanayi çağı kutsalları yerle bir oluyor. Bence yeni dünya “Şehir Devletleri Dünyası” olacaktır. 2050’ye kadar insanlığın %80’den fazlası şehirlerde yaşayacakmış. Zaten ulus devletler “kapitalist uluslaşma” sürecini ileri boyutlara taşıdı. Türkiye’nin ise yıldızı parlıyor. Bölge sinde devleşiyor. Bizim de Eski Osmanlı coğrafyası (22 milyon km/kare) ile bütünleşmemiz gündem alacak.
Şimdi gelelim HDP’nin kapatılmasına. HDP bir “ur”dur. HDP bir “kangren”dir. Kesilip atılmalıdır. Avrupa’da hiçbir ayrılıkçı partiye legal çalışma alanı verilmez… verilmedi de. Bu konuda İspanya’da, Bask Bölgesinde kapatılan (2002) Herry Batasuna Partisi örnek verilir. Batasuna’yı kapatan mahkemenin baş yargıcı Baltazar Curzon, partinin aşırı milliyetçi propaganda yapmasını gerekçe gösterdi. Yargıç Curzon Batasuna’yı bölücülükle değil, bölücülüğe prim vermekle suçladı. Böyle sine basit bir gerekçe bile Herry Batasuna’nın kapatılmasına yetti. Daha dün, 2018’de Katalonya’nın bağımsızlığı mücadelesini tekrar alevlendiren Carles Puigdemont, iade etmezler diye Belçika’ya kaçtı. Belçika Puigdemont’un gözünün yaşına bakmadı ve onu İspanya’ya iade etti. HDP’nin gözünün yaşına bakılmamalı, HDP Kapatılmalıdır.